Dar kanal hastalığı, omurga kanalının çeşitli nedenlerle daralması sonucu sinirler üzerinde baskı oluşmasına neden olabilir. Bu durum bel, kalça ve bacaklarda ağrı, uyuşma, karıncalanma ve yürüme mesafesinde azalma gibi şikâyetlerle kendini gösterebilir. Uygun hastalarda uygulanan nükleoplasti, cerrahiye alternatif olabilen minimal invaziv tedavi seçeneklerinden biridir.İşlem sırasında görüntüleme eşliğinde ince bir iğne ile problemli diske ulaşılır ve disk içerisindeki basınç kontrollü şekilde azaltılarak sinir üzerindeki baskının hafifletilmesi hedeflenir. Lokal anestezi altında gerçekleştirilen nükleoplasti, kesi gerektirmemesi ve kısa sürede tamamlanabilmesi sayesinde hastaların günlük yaşamlarına daha hızlı dönmesine yardımcı olabilir.Her dar kanal hastası için aynı tedavi uygun değildir. Hastanın şikâyetleri, nörolojik muayene bulguları ve MR görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilerek en doğru tedavi planı uzman hekim tarafından kişiye özel olarak belirlenir. Erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımı, yaşam kalitesinin korunmasında önemli rol oynar.
Nükleoplasti, dar kanal hastalığına eşlik eden ve disk kaynaklı sinir basısının ön planda olduğu uygun hastalarda uygulanabilen minimal invaziv bir tedavi yöntemidir. İşlem sırasında görüntüleme eşliğinde özel bir prob yardımıyla disk dokusu kontrollü olarak küçültülür ve sinir üzerindeki baskının azaltılması hedeflenir. Lokal anestezi altında gerçekleştirilen uygulama genellikle 20–30 dakika sürer ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu olabilir.Nükleoplasti, her dar kanal hastası için uygun bir tedavi değildir. Özellikle ileri derecede omurga kanal darlığı bulunan veya cerrahi gerektiren vakalarda farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Bu nedenle ayrıntılı fizik muayene, nörolojik değerlendirme ve MR görüntüleme sonuçları doğrultusunda kişiye özel bir tedavi planı oluşturulması büyük önem taşır.Doğru hasta seçimi yapıldığında nükleoplasti; ağrının azaltılmasına, hareket kabiliyetinin artırılmasına ve günlük yaşam aktivitelerine daha kısa sürede dönüş sağlanmasına katkıda bulunabilir. Cerrahi kesi gerektirmemesi, iyileşme sürecinin hızlı olması ve çevre dokulara minimum müdahale edilmesi nedeniyle günümüzde tercih edilen modern tedavi seçeneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
